Img 20160509 140926 Lafsalatacısı
29 Aug 2016 23:39



Her yolculuğumda iç sesimi dikkatle dinlerim. Sonra iç sesimin nereden geldiğini merak ederim. Zihin, atalarımızın DNA larının birleşimi olabilirmiş. Atalarım sağ olsun zihnimde hep bir gitme isteği kaçış değil keşif duygusu ağır basar. İç sesim doğruyu söylüyor olabilir mi? Olabilir.

Bu gezi yazısı da iç sesimle yazdığım bir yazı o yüzden bir eksiklik görürseniz şaşırmayın.

Doğada yollarda olduğumda özüme dönerim. Yeni bir bilgi öğreniyorum. İnsan ırkı göç halindeyken daha sağlıklı ve mutlu imiş. Şaşırmıyorum bunu hissediyorum. Mevsimlerle yürüme düşüncesi bile içimi ısıtıyor.

Yolda iken daha da sakinleşiyorum. Sevcan Hocanın ‘nerede, kiminle ne yaptığın umurumda değil ben senin özünü seviyorum’ cümlesi aklıma geliyor. Koşulsuz sevgimin ilk adımı, bu cümle kalbimin anahtarı oluyor. Sonra bir tohum gibi koşulsuz sevmeyi kalbime ekiyorum. Diyorum ki her şey güzelken iyi iken seviliyor da kötü iken başarısız iken neden sevilmiyor? Tohum filiz veriyor, kendimi, etrafımı var olduğu gibi seviyorum. İnsan en yakınından bile duyamıyor bu tarz cümleleri oysaki asıl mucize bu sevgiyi yaşamak ve yaşatmakta.

Dedim ya doğada olmak bana iyi geliyor. Önümde yollar, nereye gittiğimin bir önemi olmadan mutlu oluyorum. 
Yolculuklarımın sonunda aynı soruyu soruyorum.

Tanrım beni koşulsuz sever misin?

Oya